Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
platelet factor
genus lentinus
open-standard
exogenous shock
Sable fin
magnetization intensity
Universal time
bilevel
indicator red
steamrollering
Rusty-headed Spinetail
nut adjusting
Stick-Slip
pockmarking
time bar
privates Netz
conductor insulation
adhesion agent
penicillins
play something
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
"play something"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
play something by ear
f.
olayların seyrine göre hareket etmek
2
Genel
play something down
f.
bir şeyi önemsizmiş gibi göstermek
3
Genel
play something by ear
f.
notasız çalmak
4
Genel
play something on the piano
f.
piyanoda bir şeyler çalmak
Öbek Fiiller
5
Öbek Fiiller
play with something
f.
bir şey ile oynamak
6
Öbek Fiiller
play something through
f.
(albümü/eseri) baştan sona çalmak
7
Öbek Fiiller
play something as something
f.
olarak ilgilenmek/ele almak
8
Öbek Fiiller
play in something
f.
bir şeyde çalmak
9
Öbek Fiiller
play something out
f.
sonuna kadar oynamak
10
Öbek Fiiller
play something over
f.
tekrar/baştan oynatmak
11
Öbek Fiiller
play at something
f.
yapar gibi görünmek
12
Öbek Fiiller
play around with something
f.
bir şeyi denemek/kurcalamak
13
Öbek Fiiller
play something down
f.
önemli bir meseleyi önemsiz göstermek
14
Öbek Fiiller
play (something) off as (something else)
f.
bir şeyi başka bir şey gibi sunmaya çalışmak
15
Öbek Fiiller
play (something) off as (something else)
f.
rolü/numarası yapmak
16
Öbek Fiiller
play (something) off as (something else)
f.
-mış gibi göstermek
17
Öbek Fiiller
play (something) off as (something else)
f.
yutturmaya kalkışmak
18
Öbek Fiiller
play against someone or something
f.
birine/bir şeye karşı mücadele etmek
19
Öbek Fiiller
play against someone or something
f.
birine/bir şeye karşı oynamak
20
Öbek Fiiller
play against someone or something
f.
birine/bir şeye karşı rekabet etmek
21
Öbek Fiiller
play (something) over
f.
yaşadığı (bir şeyi) zihninde tekrar canlandırmak
22
Öbek Fiiller
play (something) over
f.
yaşadığı (bir şeyi) canlı bir şekilde tekrar hatırlamak
23
Öbek Fiiller
play (something) over
f.
müzikle (bir şeyin) sesini bastırmak
24
Öbek Fiiller
play (something) over
f.
(bir şeyi) yeniden yaşamak
25
Öbek Fiiller
play at being (something)
f.
(bir şeyi) ciddiyetsiz bir şekilde/amatörce yapmak
26
Öbek Fiiller
play on (something)
f.
(bir şeyi) istismar/suistimal etmek
27
Öbek Fiiller
play on (something)
f.
(bir şey) üzerine oynamak
28
Öbek Fiiller
play on (something)
f.
(bir şeyle) dalga geçmek
29
Öbek Fiiller
play (something) with (one)
f.
(birine bir şey) taklidi yapmak
30
Öbek Fiiller
play upon (something)
f.
(bir şeyden) faydalanmak
31
Öbek Fiiller
play on (something)
f.
(bir şeyden) faydalanmak
32
Öbek Fiiller
play at being (something)
f.
(bir şey) rolü yapmak
33
Öbek Fiiller
play upon (something)
f.
(bir şeyle) dalga geçmek
34
Öbek Fiiller
play at being (something)
f.
(bir şeymiş) gibi yapmak
35
Öbek Fiiller
play at (doing something)
f.
(bir şeyi) gönülsüzce/yarım yamalak yapmak
36
Öbek Fiiller
play upon (something)
f.
(bir şeyi) istismar/suistimal etmek
37
Öbek Fiiller
play at (doing something)
f.
(bir şeyi) yapar gibi görünmek
38
Öbek Fiiller
play upon (something)
f.
(bir şey) üzerine oynamak
39
Öbek Fiiller
play on (something)
f.
(bir şeyden) yararlanmak
40
Öbek Fiiller
play upon (something)
f.
(bir şeyden) yararlanmak
41
Öbek Fiiller
play (something) with (one)
f.
(biriyle bir şey/bir oyun) oynamak
42
Öbek Fiiller
play at being (something)
f.
(bir şey) rolü oynamak
43
Öbek Fiiller
play (something) with (one)
f.
(birine bir şeymiş) gibi yapmak
44
Öbek Fiiller
play (something) with (one)
f.
(birine karşı bir şeyi) oynamak
45
Öbek Fiiller
play at being (something)
f.
(bir şeyi) oynamak
Konuşma Dili
46
Konuşma Dili
let (something) play out
f.
(bir şeye) karışmamak/müdahale etmemek
47
Konuşma Dili
let (something) play out
f.
(bir şeyin) kendi halinde ilerlemesine izin vermek
48
Konuşma Dili
let (something) play out
f.
(bir şeyi) kendi haline bırakmak
49
Konuşma Dili
let (something) play out
f.
(bir şeyi)oluruna bırakmak
50
Konuşma Dili
let (something) play out
f.
(bir şeyi) akışına bırakmak
51
Konuşma Dili
let (something) play out
f.
(bir şeyi) sürecine bırakmak
Deyim
52
Deyim
play something by ear
f.
plansız programsız yaşamak
53
Deyim
play something by ear
f.
işeri oluruna bırakmak
54
Deyim
play a big part in something
f.
büyük bir rol oynamak
55
Deyim
play a large part in something
f.
büyük bir rol oynamak
56
Deyim
allow something full play
f.
bir şeye yeterince/tam yer vermek
57
Deyim
allow something full play
f.
bir şeyin üzerinde yeterince/tam durmak
58
Deyim
give something full play
f.
bir şeye yeterince/tam yer vermek
59
Deyim
give something full play
f.
bir şeyin üzerinde yeterince/tam durmak
60
Deyim
make a great play of something
f.
abartılı bir şekilde dikkat çekmek
61
Deyim
make a big play of something
f.
abartılı bir şekilde dikkat çekmek
62
Deyim
play havoc with something
f.
bir darbe vurmak
63
Deyim
play havoc with something
f.
bir şeye zarar vermek
64
Deyim
play hob with someone or something
f.
altüst etmek
65
Deyim
play the devil with something
f.
(birinin planlarını vb) altüst etmek
66
Deyim
play out something
f.
olmak/vuku bulmak
67
Deyim
play the devil with something
f.
mahvetmek
68
Deyim
play politics with something
f.
politik malzeme olarak kullanmak
69
Deyim
play politics with something
f.
politikaya alet etmek
70
Deyim
put (something) into play
f.
(bir şeyi) oyuna sokmak
71
Deyim
bring something into play
f.
(bir şeyi) oyuna sokmak
72
Deyim
bring something into play
f.
(başka şeyler) etkili olmak/dahil olmak
73
Deyim
put (something) into play
f.
(başka şeyler) etkili olmak/dahil olmak
74
Deyim
call something into play
f.
(başka şeyler) etkili olmak/dahil olmak
75
Deyim
call something into play
f.
(bir şeyi) oyuna sokmak
76
Deyim
call something into play
f.
(bir şeyi) başlatmak/işin içine katmak
77
Deyim
put (something) into play
f.
(bir şeyi) başlatmak/işin içine katmak
78
Deyim
put (something) into play
f.
(bir şeyi) devreye sokmak
79
Deyim
put something into play
f.
(bir şeyi) başlatmak/işin içine katmak
80
Deyim
put something into play
f.
(başka şeyler) etkili olmak/dahil olmak
81
Deyim
put something into play
f.
(bir şeyi) devreye sokmak
82
Deyim
call something into play
f.
(bir şeyi) devreye sokmak
83
Deyim
bring something into play
f.
(bir şeyi) devreye sokmak
84
Deyim
bring something into play
f.
(bir şeyi) başlatmak/işin içine katmak
85
Deyim
put something into play
f.
(bir şeyi) oyuna sokmak
86
Deyim
play the (something) card
f.
(bir şey) kozunu kullanmak
87
Deyim
play the (something) card
f.
(avantaj sağlamak için bir şey) ayrımcılığı meselesini ortaya sürmek
88
Deyim
play (something) off as (something else)
f.
(bir şeyi başka bir şeymiş) gibi göstermeye çalışmak
89
Deyim
play (something) off as (something else)
f.
(bir şeyi başka bir şey gibi) kakalamaya çalışmak/kalkışmak
90
Deyim
play (something) off as (something else)
f.
(bir şeyi başka bir şey) gibi yutturmaya çalışmak/kalkışmak
91
Deyim
make great play of/with something
f.
üzerinde çok durmak
92
Deyim
make great play of/with something
f.
çok vurgulamak
93
Deyim
have (something) to play with
f.
kullanımında bol miktarda (bir şey) olmak
94
Deyim
make great play of/with something
f.
bir şeyi önemle belirtmek
95
Deyim
make much play of/with something
f.
üzerinde çok durmak
96
Deyim
have (something) to play with
f.
emrinde/idaresinde bol miktarda (bir şey) olmak
97
Deyim
make much play of/with something
f.
çok vurgulamak
98
Deyim
make great play of/with something
f.
şiddetle/önemle vurgulamak
99
Deyim
make much play of/with something
f.
bir şeyi önemle belirtmek
100
Deyim
have (something) to play with
f.
elinde bol miktarda (bir şey) olmak
101
Deyim
make much play of/with something
f.
şiddetle/önemle vurgulamak
102
Deyim
have (something) to play with
f.
yeterde artar bile bir durumda olmak
103
Deyim
play old harry with (something)
f.
(bir şeyi) aksatmak
104
Deyim
play old harry with (something)
f.
(bir şeyi) mahvetmek
105
Deyim
play old harry with (something)
f.
(bir şeye) ciddi zarar vermek
106
Deyim
play old harry with (something)
f.
(bir şeyi) bozmak/yıkmak
107
Deyim
play old harry with (something)
f.
(bir şeyi) olumsuz etkilemek
108
Deyim
play a bit role (in something)
f.
(bir şeyde) önemsiz bir rol oynamak
109
Deyim
play a bit role (in something)
f.
(bir şeyde) önemsiz bir etkisi olmak
110
Deyim
play a bit role (in something)
f.
(bir şeyde) küçük bir rolü olmak
111
Deyim
play a small part (in something)
f.
(bir şeyde) küçük bir etkisi olmak
112
Deyim
play a bit role (in something)
f.
(bir şeyde) pek bir rolü/etkisi olmamak
113
Deyim
play a small part (in something)
f.
(bir şeyde) küçük bir rol oynamak
114
Deyim
play a small part (in something)
f.
(bir şeyde) önemsiz bir etkisi olmak
115
Deyim
play a large role (in something)
f.
(bir şeyde) büyük bir rol oynamak
116
Deyim
play a small part (in something)
f.
(bir şeyde) önemsiz bir rol oynamak
117
Deyim
play a bit role (in something)
f.
(bir şeyde) küçük bir etkisi olmak
118
Deyim
play a bit role (in something)
f.
(bir şeyde) küçük bir rol oynamak
119
Deyim
play a small part (in something)
f.
(bir şeyde) küçük bir rolü olmak
120
Deyim
play a small part (in something)
f.
(bir şeyde) pek bir rolü/etkisi olmamak
121
Deyim
play a large role (in something)
f.
(bir şeyde) önemli bir rol oynamak
122
Deyim
make much play with (something)
f.
(bir şeye) önemle dikkat çekmek
123
Deyim
make much play of (something)
f.
(bir şeye) önemle dikkat çekmek
124
Deyim
bring something into play
f.
bir şeye talep yaratmak
125
Deyim
bring something into play
f.
bir şeyi alım için cazip kılmak
126
Deyim
bring/call/put something into play
f.
bir şeyi çalıştırmaya başlamak
127
Deyim
bring/call/put something into play
f.
bir şeyi kullanmaya başlamak
128
Deyim
bring/call/put something into play
f.
bir şeyi kullanıma sokmak
129
Deyim
bring/call/put something into play
f.
bir şeyi işin içine dahil etmek
130
Deyim
play silly buggers (with something) [uk]
f.
gıcıklık yapmak
131
Deyim
play silly buggers (with something) [uk]
f.
aptalca davranmak/hareket etmek
132
Deyim
play silly buggers (with something) [uk]
f.
rahatsız edici davranmak
133
Deyim
have a part to play (in something)
f.
(bir şeyde) oynayacak/alacak bir rolü olmak
134
Deyim
have a part to play (in something)
f.
(bir şeyde) görevi/sorumluluğu/üstüne düşen bir rol/işlev (olmak)
135
Deyim
make a play for (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) dalavereyle elde etmeye çalışmak
136
Deyim
make a play for something
f.
bir şeyi dalavereyle elde etmeye çalışmak
137
Deyim
make a play for (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) oyunla elde etmeye çalışmak
138
Deyim
make a play for something
f.
bir şeyi oyunla elde etmeye çalışmak
139
Deyim
make a play for (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) bir plan yaparak elde etmeye çalışmak
140
Deyim
make a play for something
f.
bir şeyi bir plan yaparak elde etmeye çalışmak
141
Deyim
make great play of something
f.
bir şeye abartılı bir şekilde dikkat çekmek
142
Deyim
make play of (something)
f.
(bir şeyin) üzerinde çok durmak
143
Deyim
make play of (something)
f.
(bir şeyi) şiddetle/önemle vurgulamak
144
Deyim
make a great play of something [uk]
f.
bir şeyin üzerinde çok durmak
145
Deyim
make great play of something
f.
bir şeyi önemle belirtmek
146
Deyim
make play of (something)
f.
(bir şeye) dikkat çekmek
147
Deyim
make a great play of something [uk]
f.
bir şeye abartılı bir şekilde dikkat çekmek
148
Deyim
make play of (something)
f.
(bir şeyi) vurgulamak
149
Deyim
make great play of something
f.
bir şeyi çok vurgulamak
150
Deyim
make great play of something
f.
bir şeyi şiddetle/önemle vurgulamak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of play something
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy